Meme Kanseri Konusunda Doğru Bilinen Yanlışlar

KAPAT
Online Randevu

Lütfen hastane seçiniz.

Online Randevu

Lütfen bölüm seçiniz.

Online Randevu

Lütfen hekim seçiniz.

Meme kanseri, günümüzde kadınların en çok yakalandığı kanser türlerinden birisi haline gelmiştir. Erken teşhisin son derece önemli olduğu bu hastalıkta, doktora başvurmak yerine çeşitli yollardan tedavi aramak ya da kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek kesinlikle doğru değildir. Bu yüzden sizler için meme kanseri hakkında doğru bilinen yanlışları derledik.

İçindekiler

1- Meme ultrasonu yaptırdığım için mamografiye gerek yok, mamografi ışınları kanser yapıyor!

Meme kanserinin erken teşhisinde ana yöntem mamografidir, diğer yöntemler mamografinin sadece yardımcısı olabilirler. Mamografinin ek olarak kanser yapıcı bir etkisi yoktur.

2- 40 yaşın altında mamografi çekilmesi yanlıştır

Eğer kişi herhangi bir belirti ışığında şikayette bulunmazsa, 40 yaşın altında mamografi çekilmez. Ancak kişinin ailesinde risk varsa, meme başından akıntı geliyorsa, memede kitle gibi bulgular varsa erken yaşta da olsa mamografi yapılmalıdır.

 3- Meme MR’ı çektirince mamografi çektirmeye gerek yoktur

Meme MR’ı ve mamografi birbirini tamamlayan, birbirinin yerine geçmeyecek incelemelerdir. Bu nedenle her yıl mamografi yaptırılmalıdır. Çünkü meme kanserinin birden fazla türü vardır. Meme kanseri 9 mm’nin altında iken tespit edilirse tedavi edilme şansı %98 oranındadır. Bu yüzden erken teşhis çok önemlidir.

4- Meme kanseri tek tiptir, yaşlılarda daha yavaş seyreder!

Kanser, belirtileri ve şiddetiyle kişiden kişiye değişebilir. Yapılan araştırmalara göre meme kanserinin yeni tipleri bulunmaktadır. Yaşlılarda yavaş seyrettiği genellemesi doğru değildir. Yavaş seyreden türleri de vardır, hızlı seyreden türleri de.

5- Meme kanseri ameliyatı sırasında yapılan incelemede lenf bezi temizse sonuç kesindir!

Lenf bezlerinin temiz olması olumlu bir sonuç ihtimali verse de bu durum kesin değildir. Az miktardaki kanser hücresi ameliyat sırasındaki incelemede % 10-15 oranında görülemeyebilir. Ameliyat sonrasında yapılan patolojik inceleme sonucunda kesinleşir.

6- Mamografi ve biyopsideki tümör boyutları aynıdır! 

Mamografi kanserin bulunduğu bölgeyi gösterir. Ancak biyopsiden elde edilen sonuçla mamografiden elde edilen sonuç aynı olmayabilir. Mamografide elde edilen sonuçların çoğu zaman kanserle ilgisi olmayabilir.

7-Şeker kanser dokusunu büyütür! 

Kanser hücreleri vücuttaki normal hücrelere göre daha fazla şeker tüketir. Bu durum bilimsel açıdan da kanıtlanmıştır. Ancak şeker tüketmek, kanseri tetikler veya hızlandırır diye bilimsel bir gerçeklik yoktur.

8- Kemoterapi bağışıklığı çökertir! 

Vücudun bağışıklık sistemi ikiye ayrılır:

1-Kanserle savaşan asıl hücrelerin bulunduğu sistem.

2-Basit bağışıklık hücrelerinin bulunduğu sistem.

Kemoterapi kanserle savaşan asıl hücrelerin bulunduğu bağışıklık sistemine zarar vermez. Basit

bağışıklık hücrelerine zarar verir.

9- Bağışıklık sistemini iyi beslenerek güçlendirmek mümkündür! 

Bağışıklık sisteminin ilaçlarla baskılanmasına karşı yapılabilecek fazla bir şey yoktur. Besinler, bağışıklık sistemi için oldukça faydalı olabilir, ancak tek başına bir besinin bağışıklığı güçlendirdiğine ilişkin bilimsel bir veri yok.

10- Kemoterapi sonrasında çıkan saçları boyatmak kanserin nüks etmesine yol açar!

Bu alanda çok bilimsel araştırma yapılmış olmasına rağmen saç boyatmanın nüksü artırdığına ilişkin bir sonuç bulunamamıştır.

11-Meme kanseri olanlar doğuramaz! 

Meme kanseri teşhisi konulmuş bir kadına erken dönemde doğurmas izin verilmemektedir. Ancak uzun bir dönemi hastalıksız olarak geçirebilir ve bu durum yapılan testlerle de doğrulanabilirse doktor izniyle gebeliğin önü açılabilir. Genç hastalar söz konusu olduğunda ise yumurta hücreleri ve yumurta dokusu saklanabilir.

12-Memenin tamamen çıkarılması kanserin sıçramasını önler! 

Bilimsel araştırma sonuçlarına göre, meme koruyucu cerrahi ve memenin tamamen çıkarılması arasında, hastalığın nüksü bakımından bir fark yoktur. Meme tamamen çıkarılsa da göğüs duvarında veya başka organlarda hastalık nüksedebilir.

13-Ailesinde kanser yoksa meme kanseri görülmez, ailesinde varsa görülür! 

Ailesinde meme kanseri bulunan kişilerde bu hastalığın görülme riski vardır. Ancak ailesinde meme kanseri hastası bir kişi yoksa bu durum o kişinin de kesinlikle meme kanseri olmayacağı anlamına gelmez. Bazı kadınlar meme kanseriyle ilgili gen mutasyonunu taşır ancak hastalanmayabilir. Bazılarının ise hastalanma ihtimali vardır.

14-Tamamlayıcı tıptan fayda görülmez!

Tamamlayıcı tıp ot, çöp kaynatmak değildir. Yoga, meditasyon, sanatla, hobiler hastalar için son derece faydalıdır. Ayrıca dengeli beslenme ve spor çok önemlidir. Kilo almak, östrojen seviyesini arttırır. Bu da kanser riskinin artması demektir. Kiloyu korumak için günde tempolu olarak 45-60 dakika arasında spor yapılmasını önerilir.

15- Kanser taramasında PET-BT yüzünden fazla radyasyon alınıyor! 

BT nedeniyle radyasyon ışını verildiği doğrudur. BT kanserin yerini belirlemede kullanılıyor. PET – BT gerçekten ihtiyaç varsa radyasyondan korkmamak gerekir.

16- Radyoterapi süresince banyo yapılmamalıdır! 

Radyoterapi süresince yıkanmanın hiçbir olumsuz etkisi yoktur. Aksine duş almaya devam edilebilir. Ancak tahriş edici ürünler kullanılmamalı, lif veya kese yapılmamalıdır. Bebek sabunu veya bebek şampuanı kullanılmalıdır.

17- Radyoterapi süresince küçük çocuklarla temas etmek radyasyon bulaştırır! 

Radyoterapi sırasında radyasyon belirlenmiş bir hedefe yönelik olarak veriliyor. Örneğin ışın göğüs duvarına veriliyorsa, yumurtalıklara etkisi olmaz. Radyoterapi sonrasında çocuklara temas etmenin iki tarafa da herhangi bir olumsuz etkisi yoktur.

18- Silikon taktırmak kanser riskini artırıyor! 

Yıllardır silikonun etkileri üzerinde bilimsel çalışmalar yapılmaktadır. Bu araştırmaların sonuçlarında, memeye estetik amaçlı olarak silikon taktırmanın kanser yaptığına ilişkin bir bulguya rastlanmamıştır.

19- Meme kanseri ameliyatından sonra iki yılı tamamladım, risk geçti! 

Meme kanseri, farklı klinik seyri olan bir hastalık grubudur. Ameliyattan sonraki ilk 2 yıl tekrarlama riski sanılanın aksine yüksektir. Bu nedenle üç ayda bir kontrol yapılmalıdır. İlk 2 yıl yapılan takip çok önemlidir.

20- İleri yaşta tüp bebek yaptırmak meme kanseri riskini artırır, psikolojik travmalar hastalığa yol açar! 

Eğer kişide meme kanseri riski varsa, birden fazla tüp bebek denemesi nedeniyle alınan ilaçlar ve yoğun psikolojik zorlanmalar hastalığa zemin hazırlayabilir. Ancak büyük acılar çekmek tek başına kanser için bir neden değildir.

21- Paraben içerikli kozmetikler, antiperspirant deodorantlar kanser yapar! 

Paraben içerikli kozmetiklerin kanser yaptığı ya da terlemeyi önleyici antiperspirant deodorantların kanser yaptığıyla ilgili bilimsel bir bulgu yoktur.

22- Her yıl mamografi yaptırmaya rağmen kanser çıkar! 

Meme kanseri eğer ele geliyorsa 8-10 yaşındadır. Yani 15-17 mm civarındadır. Tüm bu taramalarda ana amaç, ele gelmeden yakalamaktır. Tümör mamografinin görüntüleme alanı dışında kalıyorsa atlanabilir. Ancak hekim böyle bir şüpheyle ek incelemeler yaparak kesin bir sonuca ulaşmaya çalışır.

23-Kemoterapi sırasında saç boyatılmaz, zararlıdır! 

Sindirim sistemi tümörleri ve metastazlarda kullanılan bazı ilaçlar vardır. Bunların etkisiyle saçlar hali hazırda dökülür.  Üstüne bir de kötü bir saç boyası kullanılırsa saçların dökülmesine hızlandırıcı etki eder. Ancak kına yapılmasının besleyici bir etkisi vardır. Aynı şekilde organik boya da kullanılabilir.

24- Lazer epilasyon kanser riskini artırır! 

Lazer epilasyonun kansere yol açtığı ya da riski artırdığına dair bilimsel bir araştırma sonucu yoktur.

25- Meme alındıktan sonra silikon takılması zararlıdır! 

Artık tüm dünyada meme kanseri nedeniyle tüm meme alınırken (mastektomi ameliyatı yapılırken) aynı seansta meme silikonu da takılabilir. Hastaya bir zararı olmamaktadır.

Bilgi Al
  • Kampanyalardan Telefon, Sms ve Mail yoluyla haberdar olmak ister misiniz?
ONLINE RANDEVU